Posts mit dem Label NamazLa DiriLis werden angezeigt. Alle Posts anzeigen
Posts mit dem Label NamazLa DiriLis werden angezeigt. Alle Posts anzeigen

11.03.2009

Bu Gece Seccadeni Göğe Ser



Ansızın bölünen bir uykuyum bugün, gecenin koyu karanlığında, yağmurun ıslatıp hırpaladığı… Bak dinle, her şeyin ve herkesin sustuğu bir vakit, bir ağıt duyacaksın bu gece, ansızın uykunu bölen ve içinin duvarlarını delen bir ağıt.

Bir ağıt…
İçini susturmaya çalıştığın saatlerde, kapı eşiğine süzülmüş, öylece sessiz zaman kollayan, bir kadın entarisi giyinmiş, kalbi ortasından yarılmış, hiçbir dilde olmayan, bir ağıt duyacaksın…

Bu gece seccadeni göğe ser ve uyuma!


Çünkü dünyanın bütün ağıtları kapını bir bir çalacak, izin istemeden sana hikayeler anlatacaklar. Kadın çığlıklarına uyanacaksın!
Bir yerde yarım kalmış bir kadın, boğazına sarılacak bu gece!
Bir kadın, giyemediği bütün entarilerin hesabını soracak…
Ve başka bir kadına çöpe attığın en son bayat ekmeğin,
hesabını vereceksin bu gece!
Asla kazanılamayan savaşlar meydanında, yani gerçekte kimsenin galip
olamadığı bir dünyada, yegane güce sığındığında, bütün ağıtların dilini çözeceksin.

Bir düşün…

Ölü bir çocuk yüzüne, kaç ağıt sığdırabilirse bir anne, bugün o kadar
ağıt yakılacak şehrinde. Ve bütün ‘’la yüs’el’’ lere inat, soracaksın, iniltili cümlelerin ezik senfonisine, neden, niçin, neden, niye…?

Yegane bir gücün herkesi izlediğini ve bütün ağıtlarımızı herkesten önce ve herkesten çok duyduğunu unutarak, soracaksın…


Mesela bir zalime içinden kin güderken, bir zindanda insanlığı ararken,

bir bebeği toprağa bırakırken, bir ağıt sesi içinde yankılanırken…

Soracaksın illaki. İllaki aklınla yola koyulacaksın.

Hayır!

Önce kadınlar tanımalısın, kan kokusu eteklerine sinmiş ve etekleri
bahar çiçeklerine hiç deymemiş, yamalı yürekler yani…

Onların Rab’leriyle konuşmalarına kulak verdiğinde,
sormayacaksın artık hiçbir şeyi.

Yüreğin yeterse, dinleyeceksin.

Ve öğreneceksin bir ağıt dili, Rable konuşan…

Her gece, giden birine, içi hiç dolmayan gariban tencereye, alnında kanı kurumamış taze şehide, gün görmemiş dertli geline, ağlayan bir kadın sesi,
her şehirde…

Ve hayır öyle değil diyeceksin ardından! Siz bilmiyorsunuz ağıt dilini!

Her gece uykumu bölen kadınlar, ağıt yakmıyorlar aslında!
Siz bilmiyorsunuz,
onlar isyan da etmiyorlar…

Kimsesiz kalmış bir bilinmez dille, Rab’le konuşuyorlar…

Bu dili öğrenirsen bir gün unutma!
Ve kimsesiz kalmadan önce, bir ağıt yak kendince!

Tenceren doluysa da, elini bırakmayan bir el varsa da, gönlün bir şehit kanına yanmadıysa da, bir ağıt yak…


İçinde şükür olsun, nefesler sayısınca…

Yoksa, bir gün kimsesiz kaldığında, gökyüzü ses vermez ağıtlarına…

Bugün ellerin doluysa da Rabbe uzat avuçlarını…
Ve ağıtlar büyüt!

Bu gece bütün duyduğun ağıtlara kulak ver!


Seccadeni gökyüzüne ser bu vakit! Uyuma…


Kalk bir ağıt yak!



Alıntıdır….

Namazin ILkleri




Efendimiz farz namazın elli vakitten daha aza indirilmesini istediken sonra ,

Allah c.c Efendimiz (s.a.v)e;


“Ey Muhammed! Bu namazlar her gün ve her gecede 5 keredir.
Her namaz için on hasene vardır. O halde bu beş vakit elli vakit sevabıdır”


Ilk
farz namazlar bu Ümmete elli vakitti, sonra hafiflik olsun diye beşe indirildi, ancak sevabı aynı kaldı.
Diğer bir hikmeti ise namaz diğer Ümmetlerde dağınık idi.

Bazısında sabah bazısında öğle bazısında akşam namazı vardı.

Allah (c.c.) bunların hepsini Efendimiz ve Ümmeti için toplamıştır.

Zira Efendimiz (s.a.v) dünya ve ahiretteki bütün faziletlerin
toplandığı mecmai (toplandığı zat) tır.


  • Sabah namazını ilk kılan Adem (a.s) dır
  • Öğle namazını ilk kılan Ibrahim (a.s)dır
  • Ikindi namazını ilk kılan Yunus (a.s) dır
  • Akşam namazını ilk kılan İsa (a.s) dır
  • Yatsı namazını ilk kılanda Musa (a.s) dır

Şöylede denilmiştir: Ilk beş vakiti kılan Adem (a.s) dır.
Ondan sonra namazlar Peygamberler arasında dağılmıştır.


  • Vitirnamazını ilk kılan ise miraç gecesi Efendimiz (s.a.v) olmuştur.
  • SECDEYE İlk KOŞAN CEBRAİL (a.s) OLMUŞTUR.
Bundan dolayı Peygamberlerin Refiki (arkadaşı) ve sefiri
(mevla ile aralarında elçi) olmuştur.


  • Ilk SUBHANALLAH diyen yine CEBRAİL (a.s) dır.
  • Ilk ELHAMDÜLİLLAH diyen ADEM (a.s)
  • Ilk LAİLAHEİLLALLAH diyen NUH (a.s)
  • Ilk ALLAHUEKBER diyen İBRAHİM (a.s)
  • Ilk LA HAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAHİL ALİYYİL AZİM diyen MUHAMMED MUSTAFA (sallallahu aleyhi ve sellem ) olmuştur.

Sonra bu bütün ibadetleri RABBÜL ALEMİN azze ve celle Efendimiz (s.a.v) de toplanmıştır.


Kaynak- RUHU’L BEYAN :1/36


11.02.2009

Mevlana"dan Namaz"ın Manası





Gönül ustası Mevlana, insanı ilahi huzura ulaştıran tekbir, kıyam,
rüku, secde, selam ve dua gibi namaz rükünlerine oldukça düşündürücü manalar kazandılır;


Namaza tekbirle girmek,"ilahi,biz Senin huzurunda kurban olduk!" demektir. Tekbir getirerek kurban kesildi ğibi, tekbirle namaza başlamak da,
"
Allah'ım canımız Sana feda olsun!" anlamındadır.


Namazda kıyama durmak, Allah'ın huzurunda kıyametteki muhasebeyi hatırlatır. Kul, biraz sonraki hakkıyla yerine getiremediği kulluğundan ve işledği günahlardan dolayı, utancından ayakta durmaya dermanı kalmaz, rükuya eğlir.

Başı rükuda iken"Hakk'ın suallerine cevap ver" diye İlahi ferman gelir. Kul, rükudan başını mahcup olarak kaldırır. Ayakta duramaz, yüzüstü secdeye kapanır.

Tekrar ona, "
Secdeden başını kaldır! Yapmış olduklarından haber ver" diye ferman gelir. O, yine mahcup bir halde başını kaldırsa da, tekrar yüz üstü kapanır.


O ağır yükün tesirinden dizleri üstüne çöker. Sağaselam verir; Peygamberler ve melekler tarafına bakar, onlardan şefaat talep eder. Onlar şöyle derler:
"
Çare ve yardım günü geçti. Çare ancak dünyada olabilir. Orada salih amellerde bulunmadınız, o günler gitti.".
Sola selam verir; akraba ve yakınlarının tarafına bakar. Onalardan da bir fayda göremez. Herkesten ümidini kesince, dua için iki elini kaldırır.
"
Ya Rabbim, herkesten ümidimi kestim. Kuluna yardım edecek' ancak Sensin. Senin rahmet ve mağfiyetine sınır yoktur"der.


(Mevlana, Mesnevi)



26.01.2009

Namazla ilgili Ayetler…

BAKARA SURESİ

3- Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcarlar.

43- Hem namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.

45- Bir de sabırla, namazla yardım isteyin. Şüphesiz bu, (Allah’a) saygılı olanlardan başkasına ağır gelir.

83- Hani bir vakitler İsrailoğulları’ndan şöylece mîsak (kesin bir söz) almıştık: Allah’dan başkasına tapmayacaksınız, ana-babaya iyilik, yakınlığı olanlara, öksüzlere, çaresizlere de iyilik yapacaksınız, insanlara güzellikle söz söyleyecek, namazı kılacak, zekatı vereceksiniz. Sonra çok azınız müstesna olmak üzere sözünüzden döndünüz, hâlâ da dönüyorsunuz.

110- Siz namazı hakkıyle kılmaya bakın ve zekatı verin! Kendi nefsiniz için her ne hayır yaparsanız, Allah katında onu bulursunuz. Muhakkak ki, Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir.

152- O halde beni anın, ben de sizi anayım. Bana şükredin de nankörlük etmeyin.

177- Yüzlerinizi bazan doğu, bazan batı tarafına çevirmeniz erginlik değildir. Fakat eren o kimselerdir ki, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve bütün peygamberlere iman edip, yakınlığı olanlara, öksüzlere, yoksullara, yolda kalmışa, dilenenlere ve esirleri kurtarmaya seve seve mal verirler. Namazı kılarlar, zekatı verirler. Bir de andlaştıkları zaman sözlerini yerine getirenler, hele sıkıntı ve hastalık durumlarında ve harbin şiddetli zamanında sabır ve kararlılık gösterenler var ya, işte doğru olanlar da bunlardır, korunanlar da bunlardır.

238-Namazlara ve orta namaza devam edin ve Allah için boyun eğerek kalkıp namaza durun.

239-Eğer bir korku hâlindeyseniz, yaya veya binekli olarak giderken kılın, (korkudan) emin olduğunuz zaman da böyle bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah’ı zikredin (namazlarınızı yine her zamanki gibi huşû ile kılın).

277- İman edip iyi işler yapan, namazı dosdoğru kılıp zekatı verenlerin Rabbleri katında elbette mükafatları vardır. Onlara hiçbir korku olmadığı gibi, onlar mahzun da olmazlar.

NISA SURESİ

12 - Allah, İsrailoğularından söz almıştı. İçlerinden on iki müfettiş göndermiştik… Allah şöyle demişti: ” Ben, muhakkak sizinle beraberim. Namazı dosdoğru kıldığınız, zekatı verdiğiniz, peygamberlerime iman ettiğiniz ve onlara yardımda bulunduğunuz, (mallarınızı) Allah yolunda güzelce sarfettiğiniz takdirde, günahlarınızı mutlaka örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere korum. Fakat sizden her kim de, bundan sonra küfrederse, dosdoğru yoldan sapmış olur.

55- Sizin asıl dostunuz Allah’tır, O’nun Resulüdür ve namazlarını kılan zekatlarını veren ve rükû eden müminlerdir.

58- Namaza çağırdığınız zaman, onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu onların, akıllarını kullanmayan bir toplum olmalarından dolayıdır.

91 - Şeytan, içki ve kumarla sizin aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?

106- Ey iman edenler! İçinizden birine ölüm (emareleri) geldiği zaman, vasiyet sırasında aranızdaki şahitliğin hükmü, kendi içinizden iki adaletli şahit, yahut yeryüzünde yolculuğa çıkmış iseniz, ölüm (emareleri de) size gelip çatmışsa, sizden olmayan diğer iki şahit tutmaktır. Eğer (bunlardan) şüpheye düşerseniz, namazdan sonra onları alıkorsunuz. Onlar da Allah’a şöyle yemin ederler: “Akraba bile olsa, yemini bir çıkar karşılığı satmayacağız, Allah’ın şahitliğini gizlemeyeceğiz. Aksi halde günahkârlardan oluruz”.

ENAM SURESİ

72- Bize: “Namazı dosdoğru kılın, Allah’a karşı gelmekten sakının” (diye emredildi), toplanacağınız yer O’nun huzurudur.

92- Bu Kitap (Kur’ân), kendinden önceki kitapları tasdik eden, şehirler anası (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ahiret gününe iman edenler bu Kitab’a da iman ederler ve onlar namazlarına da devamlıdırlar.

162- De ki: Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir.

ARAF SURESİ

170- Kitaba sarılanlara ve namazı kılmaya devam edenlere gelince, biz o iyilerin ecrini hiçbir zaman yitirmeyiz.

ENFAL SURESİ

3- Onlar ki, namazı gereği gibi kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yoluna harcarlar.

TEVBE SURESİ

71- Erkek ve kadın bütün müminler birbirlerinin dostları ve velileridirler. İyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirirler, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah’a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunları Allah rahmetiyle yarlığayacaktır. Çünkü Allah azîzdir, hakîmdir.

YUNUS SURESİ

87- Biz Musa ile kardeşine şöyle vahyettik: “Kavminiz için Mısır’da birtakım evler hazırlayın ve evlerinizi kıbleye karşı yapın ve namazı kılın ve müminlere müjde verin.”

RAD SURESİ

22. Rablerinin rızasını kazanmak arzusuyla sabrederler ve namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açıkça Allah yolunda harcarlar ve çirkinlikleri güzelliklerle yok ederler. İşte bunlar, bu hayatın akibeti kendilerinin olacak olanlardır.

IBRAHIM SURESİ

31- (Ey Muhammed!) İman eden kullarıma söyle: “Namazı dosdoğru kılsınlar, alış-veriş ve dostluğun olmadığı bir günün gelmesinden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan açık ve gizli (Allah için) harcasınlar.”

37- “Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bir kısmını namazı dosdoğru kılmaları için, senin Beyt-i Haram’ının yanında, ekinsiz bir vadiye yerleştirdim. Artık sen de insanlardan bir kısmını onlara meylettir. Ve onları bazı meyvelerle rızıklandır ki şükretsinler.

40- “Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazını dosdoğru kılanlardan eyle! Ey Rabbimiz! duamı kabul et!

MERYEM SURESİ

31- “Beni, nerede olursam olayım mübarek kıldı. Hayatta bulunduğum müddetçe namaz kılmamı ve zekat vermemi emretti.”

55- Ailesine ve çevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti.

TA-HA SURESİ

14- Şüphesiz ben Allah’ım, benden başka hiçbir ilâh yoktur. Onun için bana kulluk et ve beni anmak için namaz kıl.

132- (Ey Muhammed!) Ehline namaz kılmalarını emret, kendin de ona sabırla devam et. Biz senden bir rızık istemiyoruz. Seni biz rızıklandırırız. Güzel akibet takva sahiplerinindir.

ENBIYA SURESİ

73- Onları buyruğumuz altında (insanlara) doğru yolu gösterecek önderler kıldık. Kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize kulluk eden kimselerdir.

MÜ’MİNUN SURESİ

2- Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler.

9- Ve onlar ki, namazlarını muhafaza ederler.

HAC SURESİ

35- Ki Allah anıldığı vakit onların kalpleri titrer. Onlar başlarına gelene sabreden, namaz kılan kimselerdir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar.

78- Artık namaz kılın, zekat verin, Allah’a sarılın. O sizin sahibinizdir. O ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır!

NEML SURESİ

3- Ki o (müminler) namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak iman ederler.

NUR SURESİ

37- Birtakım insanlar (Allahı tesbih ederler) ki, ne ticaret ne de alış veriş onları Allah’ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.

56- Hem namazı kılın, zekatı verin ve peygambere itaat edin ki rahmete eresiniz.

RUM SURESİ

31- Başkasından geçerek hep O’na gönül verin ve O’ndan sakının. Namaza devam edin ve müşriklerden olmayın.

LOKMAN SURESİ

4- Onlar, namazı kılarlar, zekatı verirler, âhirete de kesin olarak inanırlar.

17- “Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır. Başına gelenlere sabret, çünkü bunlar, azmi gerektiren işlerdendir.”

AHZAB SURESİ

33- Namazı kılın, zekatı verin. Allah ve Resulü’ne itaat edin. Ey ehli beyt! Allah sizden kiri gidermek ve sizi tertemiz, pampak yapmak istiyor.

FATIR SURESİ

18- Hem günah çeken bir kimse, başkasının günahını çekmeyecek; yükü ağır basan, onun yüklenilmesine çağırsa da ondan bir şey yüklenilmeyecek, isterse bir yakını olsun. Fakat sen ancak o kimseleri sakındırısın ki, gaybda Rablerinin korkusunu duyarlar, namazı dürüst kılarlar. Temizlenen de sırf kendisi için temizlenir. Nihayet dönüş Allah’adır.

29- Allah’ın kitabını okuyan, namazı kılan ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak verenler, kesinlikle batma ihtimali olmayan bir ticaret umarlar.

MÜCADELE SURESİ

13. Gizli (özel) bir şey konuşmanızdan önce sadaka vermekten korktunuz da mı yerine getirmediniz? Fakat Allah da sizi affetti. Şu halde namazı kılın, zekatı verin, Allah’a ve Resulüne itaat edin. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.

MEARİC SURESİ

22- Ancak namaz kılanlar bunun dışındadır.

23- Onlar ki namazlarını sürekli kılarlar.

34- Namazlarına devam ederler.

MÜZZEMMİL SURESİ

20-Rabbin, senin gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında ve üçte birinde kalktığını, seninle beraber bulunanlardan bir topluluğun da böyle yaptığını biliyor. Gece ve gündüzü Allah takdir eder. O, sizin onu sayamayacağınızı bildi de sizi affetti. Bundan böyle Kur’ân’dan size ne kolay gelirse okuyun. Allah, içinizden hastalar, yeryüzünde gezip Allah’ın lütfunu arayan başka kimseler ve Allah yolunda savaşan daha başka insanlar olacağını bilmiştir. Onun için Kur’ân’dan kolayınıza geldiği kadar okuyun, namazı kılın, zekatı verin ve Allah’a güzel bir borç verin (Hayırlı işlere mal sarfedin). Kendiniz için gönderdiğiniz her iyiliği, Allah katında daha hayırlı ve sevapça daha büyük olarak bulacaksınız. Allah’tan bağış dileyin. Kuşkusuz Allah bağışlayandır, merhamet edendir.

BEYYİNE SURESİ

5- Halbuki onlar, dini sadece Allah’a tahsis ederek, Allah’ı birleyerek, ancak Allah’a ibadet etmekle, namazı kılmakla ve zekatı vermekle emrolunmuşlardır. İşte dosdoğru din budur.

CUM’A SURESİ (cuma namazi)

9- Ey inananlar! Cuma günü namaz için çağrıldığı(nız) zaman, Allah’ı anmaya koşun, alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. 10- Namaz kılındıktan sonra yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan (nasibinizi) arayın. Allah’ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.

NISA SURESİ (Munafiklarin Namazi)

142- Münafıklar, Allah’ı aldatmaya çalışırlar. Halbuki Allah, onların oyunlarını başlarına geçirecektir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar. Allah’ı pek az anarlar.



NAMAZIN FAYDASI

Ankebut-45- Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir.

NAMAZIN VAKİTLERİ

ISRA 78- Güneşin batıya kaymasından, gecenin karanlığına kadar (belirli vakitlerde) gereği üzere namazı kıl, bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazında, gece ve gündüz melekleri hazır bulunur.

ISRA 79- Gecenin bir kısmında da sadece sana mahsus bir nafile olmak üzere uykudan kalk, Kur’ân ile teheccüd namazı kıl, Rabbinin seni bir makam-ı mahmuda (şefaat makamına) göndermesi kesindir.

RUM 17- O halde akşama girdiğiniz zaman da, sabaha girdiğiniz zaman da tesbih Allah’ındır. (daima O, tesbih edilir).

RUM 18- Göklerde ve yerde, ikindileyin de, öğleye erdiğiniz zaman da hamd O’na mahsustur.

23.11.2008

KuL...KüL...GüL




Çöle verdim Leyla'


Aklı Mecnun'a sattım


Mecnun'un oldu yakınlığına geldim


Tüm uzaklıkları uzaklığa savurdum


Keremini gördüm


Vazgeçtim Aslı'dan gölgeden çıktım


''As ''lına geldim...


Yandım kul oldum

Yandım kül oldum

Yandım gül oldum


Durdum namaza, “Mirac”ına geldim

S.Demirci

22.11.2008

Yine'mi basini Secde'ye vurmadan yatacaksin !




Yine'mi basini Secde'ye vurmadan yatacaksin
Yine'mi Melekleri aglatip, iblis'e kanacaksin


Söylesene!


Sen ne zaman nefsine ok atacaksın
Ne sabah kildin!
Ne Ögle...
ne de ikindi!
Ne o...!
Yoksa Elin-Ayagin mi kilitlendi?

Aksami da kilmadin! Hadi bari Yatsiyi kil
Sen de...
Secdelilerin arasina katil
Hadi be...! Siva kollarini, ve Abdest'ini al
Vur basini Secde'ye!
Cennet'in düsüne dal

Dün iblise egilen boynun, Bügün Allah'a egilsin
Sen Allah'in kulusun,
iblisin kulu degilsin

Namaz, Mü-min'in Miracidir,

ayirma basini Secde'den Bomba altinda bile,

Secde'den ayrilmadi deden
Sen de
"Vur basini Secde 'ye "

...sevinsin Seccaden

Öyle vur ki, hic bir sey koparamasin seni Secde'den
Vur basini derken...
Anliyorsun degil mi?...
kendi basini...

Yoksa incitme, (sebepsiz) kafirin dahi, Gözünü-kasini

Vur basini Secde'ye...

yani, Namaz kil demek
Yakisiyor mu Mümin'e, Secdesiz Gün gecirmek
Tiryakisi ol...
"Allah'u Ekber sözünün Senin de Nuru olsun Namaz gözünün,
Hadi durma!

Vur basini Secde'ye

Vur ki,

daha yakin ol

"EL ALIY'YE
Nefsin diyebilir ki,

"Bugün söz ver! Yarin kilarsin..."

Azrail (a.s.) ile karsilasinca, bu sözleri daha iyi anlarsin.